Brezilya dünyada son dönemdeki gerçek başarı hikayelerinden birisidir .
2003 yılındaki seçimlerde toplumsal politikalara önem veren bir başkan işbaşına gelmiş , diğer yandan ülkenin borçlarını ödeyememe riskleri dönemi kapanmıştır .
2004 – 2008 yılları arasında ülke emtea fiyatlarının artışından önemli faydalar sağlamış , bütçe açığının azaltılması için büyük çaba sarfedilmiştir .
2009 yılı için beklenen ekonomik büyüme % 1,6 olup bir çok ülkenin küçüldüğü ortamda iyi bir orandır .
Ülkenin başlıca şirketlerine bakıldığında ;
Petrol şirketi Petrobas’ın denizde bulduğu rezervler ile ilgili üretime 2012 ‘den itibaren başlanacaktır . Bu üretim ülkeyi ilk sıralardaki petrol ihracatçılarından biri haline getirecektir .
Embraer dünyanın üçüncü büyük ticari jet uçağı üreticisidir . Yaptığı atılımlarla ülkesinin ihracatında bazen birinci bazense ikinci sırayı almaktadır .
Natura , kozmetik konusunda dünyada sekiz ülkede faaliyet göstermekte ve ülkesinde pazar lideridir .
Uyguladığı başarılı ekonomik program sonrası Para Fonuna olan borcunu 2005 yılında kapatarak , tekrar borç almayacağını açıklayan ülkenin fona beş milyar dolara yakın finansman sağlayacağını açıklaması ekonomisinin geldiği nokta hakkında ipuçları vermektedir .
kaynak:nuwireinvestor
Bazen kızdırmak ,bazen güldürmek ,amaç düşündürmek '' Yaşanmış olaylar , gerçeklere yorumlar '' Sitede yer alan bilgiler yalnızca görüş niteliğindedir.
Başarı Hikayeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Başarı Hikayeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Nisan 2009 Salı
7 Nisan 2009 Salı
Hayatıma Yön Vermek Gerektiğini Düşündüm
O bir yaz babasının fabrikasında başında beyzbol şapkası , ayağında bir kot pantolonla oturuyor ve vaktini bu şekilde harcıyordu . O arada babası ambalaj odasında çantasını unutmuştu , getirmesini istedi .
Bir gün daha ileriye gitmek için ne yaptığını düşündü .
Kendini gözden geçirdi . Diğerleriyle merakları , hayat tarzı arasında hiçbir benzerlik yoktu .
Babası onun kahramanıydı fakat yanlış düşünüyordu . Belkide haklıydı , O güne kadar bir düzen oluşturamamış olması bu günden sonra da oluşturamayacağı anlamına gelmiyordu .
Swartz Timberland ‘daki ilk yıllarında hiç hata yapmadı .Hip hop tarzını bir moda olarak benimsetti. Şirketin değerini 1992 ‘den 2005 ‘e kadar 1,6 milyar dolara çıkarttı .
Sosyal ortamları dikkate alarak önceliklerini belirledi . Yalnızca yıllık hip hop satışları 150 milyon dolardı .
Şirket ilk yıllık satış düşüşünü 2007 yılında yaşadı .Ürün hatlarını azalttı ve mağaza kapattı .
O bu durumun sosyal değişikliklere bağlı olduğunu düşündü . Şu an doğa dostu bir şirket yaratmak istiyor .
Hip hop tarzının popularitesi azaldı . Şimdi farklı ürünler yapıyor .
‘’ Yağmur veya kar yağabilir , yalnız bizim ürünlerimiz sıcak ve kuru kalıyor ve müşterilerimiz bu yüzden teşekkür ediyor ‘’
‘’ Biz bir ayakkabı firması değil markayız . Hayatın değişimini görerek uzun adımlarla yürüyoruz ‘’ diyor .
kaynak:fastcompany
Bir gün daha ileriye gitmek için ne yaptığını düşündü .
Kendini gözden geçirdi . Diğerleriyle merakları , hayat tarzı arasında hiçbir benzerlik yoktu .
Babası onun kahramanıydı fakat yanlış düşünüyordu . Belkide haklıydı , O güne kadar bir düzen oluşturamamış olması bu günden sonra da oluşturamayacağı anlamına gelmiyordu .
Swartz Timberland ‘daki ilk yıllarında hiç hata yapmadı .Hip hop tarzını bir moda olarak benimsetti. Şirketin değerini 1992 ‘den 2005 ‘e kadar 1,6 milyar dolara çıkarttı .
Sosyal ortamları dikkate alarak önceliklerini belirledi . Yalnızca yıllık hip hop satışları 150 milyon dolardı .
Şirket ilk yıllık satış düşüşünü 2007 yılında yaşadı .Ürün hatlarını azalttı ve mağaza kapattı .
O bu durumun sosyal değişikliklere bağlı olduğunu düşündü . Şu an doğa dostu bir şirket yaratmak istiyor .
Hip hop tarzının popularitesi azaldı . Şimdi farklı ürünler yapıyor .
‘’ Yağmur veya kar yağabilir , yalnız bizim ürünlerimiz sıcak ve kuru kalıyor ve müşterilerimiz bu yüzden teşekkür ediyor ‘’
‘’ Biz bir ayakkabı firması değil markayız . Hayatın değişimini görerek uzun adımlarla yürüyoruz ‘’ diyor .
kaynak:fastcompany
28 Ağustos 2008 Perşembe
En Başarılı Kadın Girişimcilerden Biriydi
İspanyol kökenli olan Cheryl 11 çocuklu bir aileden geliyor.Babası bir camyünü fabrikasında günde 18 saat çalışıyordu.
Cheryl Womack ‘ın yaptıkları bir çok insana örnek olabilecek nitelikte.
33 yaşında Amerika için düşük bir ücret olan yılda yalnızca 17.000 dolar kazandığı bir işe sahipken hayatını değiştirme kararını verdi.
20 yıl sonra ise Amerika ‘daki en başarılı ,yenilikçi ,iş lideri kadınlarından birisi olarak gösteriliyor.
1983 yılında kamyoncuların ihtiyaçlarına göre dizayn edilmiş sigortacılık konusunda ilk şirketi olan VCW ‘yi kurdu.
2002 yılında şirketini sattığında Amerika ve Kanada da 100 milyon dolarlık iş hacmine erişmiş ,12.000 ‘den fazla müşteriye sahip olmuştu.
Asıl ünü yenilikçiliğinden ve sektöre liderlik etmesinden geliyor.O birbiriyle bağlantılı sigortacılık konusunda öncüydü. Sektör için yeni bir model ortaya çıkarmıştı.
‘’Diğer örnekleri değerlendir ama hiçbir zaman aynısını yapma ‘’ düşüncesi yeni ürün geliştirme ve risk yönetimi konularında ona büyük katkı yapmıştı.
Başarısındaki anahtarlar şöyleydi ;
Kurumsal kültürü , yeniliği ,yaratıcılığı ,çalışmaya paralel ödülü destekliyor , toplumsal bağlılığa katkı sağlıyordu.
2002 yılında firmasını satana kadar bir çok saygın kuruluştan çok sayıda ödüller kazandı.
kaynak:leadingwomen
Cheryl Womack ‘ın yaptıkları bir çok insana örnek olabilecek nitelikte.
33 yaşında Amerika için düşük bir ücret olan yılda yalnızca 17.000 dolar kazandığı bir işe sahipken hayatını değiştirme kararını verdi.
20 yıl sonra ise Amerika ‘daki en başarılı ,yenilikçi ,iş lideri kadınlarından birisi olarak gösteriliyor.
1983 yılında kamyoncuların ihtiyaçlarına göre dizayn edilmiş sigortacılık konusunda ilk şirketi olan VCW ‘yi kurdu.
2002 yılında şirketini sattığında Amerika ve Kanada da 100 milyon dolarlık iş hacmine erişmiş ,12.000 ‘den fazla müşteriye sahip olmuştu.
Asıl ünü yenilikçiliğinden ve sektöre liderlik etmesinden geliyor.O birbiriyle bağlantılı sigortacılık konusunda öncüydü. Sektör için yeni bir model ortaya çıkarmıştı.
‘’Diğer örnekleri değerlendir ama hiçbir zaman aynısını yapma ‘’ düşüncesi yeni ürün geliştirme ve risk yönetimi konularında ona büyük katkı yapmıştı.
Başarısındaki anahtarlar şöyleydi ;
Kurumsal kültürü , yeniliği ,yaratıcılığı ,çalışmaya paralel ödülü destekliyor , toplumsal bağlılığa katkı sağlıyordu.
2002 yılında firmasını satana kadar bir çok saygın kuruluştan çok sayıda ödüller kazandı.
kaynak:leadingwomen
24 Ağustos 2008 Pazar
Dünyanın En Hızlı Büyüyen Firması Kimdir ?
Rakiplerine göre çok küçük yerel bir firma yedi yılda uluslar arası bir oyuncu olabilir mi ?
Hayır , tahmin ettiğiniz gibi değil.
O İzlanda ‘ dan bir ilaç firması , adı Actavis
1999 yılında ülkesinde 100 çalışanı ile faaliyet gösteren şirket şu an 11.000 çalışanı ile 40 ülkede dünya liderliğine oynuyor.
Başarıyı yöneten CEO 'su ise 39 yaşında.
Bu dönem içinde 26 adet firma satın alınmış ve birbirlerine kapsamlı bir şekilde entegre edilmiş.
İnanılması güç başarılarındaki kritik noktalar ;
Tedarik zincirlerini ,pazarlarını ,Ar – Ge ‘lerini ,en önemlisi ise yönetim tarzlarıyla birlikte kendilerini eş zamanlı olarak değiştirmeleri.
Bu değişimde alınan kararların % 80 ‘inde grup çalışması yönteminden yararlanarak sonuca ulaşılmış , ayrıca bir çok üniversite ile işbirliğine gidilerek zaman sınırlamalı grup tartışmalarından yararlanılmış.
Ve karşınızda yedi yılda oluşan bir dünya devi
kaynak:reuter
Hayır , tahmin ettiğiniz gibi değil.
O İzlanda ‘ dan bir ilaç firması , adı Actavis
1999 yılında ülkesinde 100 çalışanı ile faaliyet gösteren şirket şu an 11.000 çalışanı ile 40 ülkede dünya liderliğine oynuyor.
Başarıyı yöneten CEO 'su ise 39 yaşında.
Bu dönem içinde 26 adet firma satın alınmış ve birbirlerine kapsamlı bir şekilde entegre edilmiş.
İnanılması güç başarılarındaki kritik noktalar ;
Tedarik zincirlerini ,pazarlarını ,Ar – Ge ‘lerini ,en önemlisi ise yönetim tarzlarıyla birlikte kendilerini eş zamanlı olarak değiştirmeleri.
Bu değişimde alınan kararların % 80 ‘inde grup çalışması yönteminden yararlanarak sonuca ulaşılmış , ayrıca bir çok üniversite ile işbirliğine gidilerek zaman sınırlamalı grup tartışmalarından yararlanılmış.
Ve karşınızda yedi yılda oluşan bir dünya devi
kaynak:reuter
3 Nisan 2008 Perşembe
Dünyanın En Eski Firması Kimdir ?
Husqvarna dünyanın lider orman sanayi ,bahçe ürünleri üretici firmasıdır.
Ayrıca en eski firmalardan biridir.
1689 ‘da kurulmuş olup şu an Elektrolux ‘ ün bir parçasıdır.
Merkezi İsveçtedir.
2.200 çalışanından 1.800 ‘ü İsveçteki 4 fabrikada çalışmaktadır.
100 ‘den fazla ülkede faaliyettedir.
Dünya çapında 18.000 ‘den fazla satıcı ile çalışır.
Üretiminin % 95 ‘ini ihraç eder.
Başarısındaki anahtar kriteler ise ;
İleri teknoloji araştırmaları
Ürün geliştirme ,
Üretim ve Pazarlama ‘da yarattığı farklardır.
kaynak:reingexeeni
Ayrıca en eski firmalardan biridir.
1689 ‘da kurulmuş olup şu an Elektrolux ‘ ün bir parçasıdır.
Merkezi İsveçtedir.
2.200 çalışanından 1.800 ‘ü İsveçteki 4 fabrikada çalışmaktadır.
100 ‘den fazla ülkede faaliyettedir.
Dünya çapında 18.000 ‘den fazla satıcı ile çalışır.
Üretiminin % 95 ‘ini ihraç eder.
Başarısındaki anahtar kriteler ise ;
İleri teknoloji araştırmaları
Ürün geliştirme ,
Üretim ve Pazarlama ‘da yarattığı farklardır.
kaynak:reingexeeni
27 Mart 2008 Perşembe
Neden Rolls Royce ?
Rolls – Royce karada ,suda ve havada güç sağlayan global bir şirkettir.Sivil havacılık ,hava savunma ,denizcilik ve enerji konularında dünyada faaliyet gösterir.
Teknoloji , yeteneğe ve altyapıya olan yatırımları her bir sektörde rekabetçi olmasını sağlamış ,rakiplerine rekabet edilebilmesi zor sınırlar yaratmıştır.
500 havayolu firması , 4.000 kurumsal uçak ve helikopter firması ,160 ordu , 2.000 ‘den fazla denizcilik firması ile geniş bir müşteri ağına sahiptir.Enerji müşterileri ise yaklaşık 120 ülkededir.
Bir çok motorunun ömrü 25 yıl veya fazlasıdır.Yedek parça ve servis garantisi üst seviyededir.
Şirket stratejisi satış sonrası gelirlerini en üst düzeye çıkarmaktır.Son beş yılda Hizmet yeteneklerini arttırarak satış sonrası gelirlerini % 60 yükseltmiştir.
Yıllık geliri 6 milyar pound olup % 50 ‘si satış sonrası hizmetlerden gelmektedir.Siparişleri 17 milyar pounda yaklaşmıştır.
Bu durum ,geleceğinin görünebilirliği ile ilgili fikirler de vermektedir .
kaynak:reingexeeni
Teknoloji , yeteneğe ve altyapıya olan yatırımları her bir sektörde rekabetçi olmasını sağlamış ,rakiplerine rekabet edilebilmesi zor sınırlar yaratmıştır.
500 havayolu firması , 4.000 kurumsal uçak ve helikopter firması ,160 ordu , 2.000 ‘den fazla denizcilik firması ile geniş bir müşteri ağına sahiptir.Enerji müşterileri ise yaklaşık 120 ülkededir.
Bir çok motorunun ömrü 25 yıl veya fazlasıdır.Yedek parça ve servis garantisi üst seviyededir.
Şirket stratejisi satış sonrası gelirlerini en üst düzeye çıkarmaktır.Son beş yılda Hizmet yeteneklerini arttırarak satış sonrası gelirlerini % 60 yükseltmiştir.
Yıllık geliri 6 milyar pound olup % 50 ‘si satış sonrası hizmetlerden gelmektedir.Siparişleri 17 milyar pounda yaklaşmıştır.
Bu durum ,geleceğinin görünebilirliği ile ilgili fikirler de vermektedir .
kaynak:reingexeeni
8 Şubat 2008 Cuma
Genç Bir Kızın Başarısı
Diğerlerine pek benzemiyor ,profesyonel bir geçmişi yok ,sorun değil 17 yaşındaki Ashley Qualls milyon dolarlık bir web sitesinin sahibi.
Geçen yılın sonlarında Value click media yöneticisi I.Moray Myspace ve Facebook dışında gençlerin oluşturduğu farklı bir site ararken Whatewerlife ile karşılaştı.Site hergün birkaç bin kızın ilgisini çekmekteydi.
Moray ;
Şık dizayn ve büyüyen bir dayanak noktası ,bunu anlamak için fazla zeki olmaya gerek yok diyor .
Önce Ashley ‘e ulaştılar ,Ashley önce tereddütlü davrandı fakat birkaç hafta sonra fikrini değiştirdi.Moray Los Angeles ‘ta Ashley ise Detroit ‘deydi.,bu yüzden hergün telefon ve mail ile görüştüler.
Moray yeni iş ortaklarının 17 yaşında olduğunu sonradan öğrendi .Önceden onu tecrübeli bir internet profesyoneli sanıyordu.
Aslında Ashley bir internet profesyonelinden fazlasıydı , yaklaşık iki yıl önce whatever life ‘a başladığında bir ev satın almış ,okulu bırakmış ve Lily Allen gibi sanatçılarla işbirliğine başlamıştı.
Şirketine gelen 1,5 milyon dolar ve seçeceği bir araba karşılığı satın alma teklifini de reddetmişti.Sorun değil zaten ehliyetimde yoktu diyor :)
Mart 2006 ‘da Myspace kurucularından Brad Greenspan 1,5 milyon dolardan fazlasını teklif etti.O kabul etmedi .3 ay sonra greenspan ‘in yöneticileri yeni bir teklifle geldi ,700.000 dolar ,bir araba ve 2 milyon dolar bütçeli bir internet gösterisi.
Bu teklifide kabul etmez ve eğer istersem internet gösterimi kendim yaparım ,çünkü izleyici kitlesine sahibim der.
Ashley ve Whateverlife şimdi ikinci çıkışını yapacak gibi görünüyor.
kaynak:fastcompany
Geçen yılın sonlarında Value click media yöneticisi I.Moray Myspace ve Facebook dışında gençlerin oluşturduğu farklı bir site ararken Whatewerlife ile karşılaştı.Site hergün birkaç bin kızın ilgisini çekmekteydi.
Moray ;
Şık dizayn ve büyüyen bir dayanak noktası ,bunu anlamak için fazla zeki olmaya gerek yok diyor .
Önce Ashley ‘e ulaştılar ,Ashley önce tereddütlü davrandı fakat birkaç hafta sonra fikrini değiştirdi.Moray Los Angeles ‘ta Ashley ise Detroit ‘deydi.,bu yüzden hergün telefon ve mail ile görüştüler.
Moray yeni iş ortaklarının 17 yaşında olduğunu sonradan öğrendi .Önceden onu tecrübeli bir internet profesyoneli sanıyordu.
Aslında Ashley bir internet profesyonelinden fazlasıydı , yaklaşık iki yıl önce whatever life ‘a başladığında bir ev satın almış ,okulu bırakmış ve Lily Allen gibi sanatçılarla işbirliğine başlamıştı.
Şirketine gelen 1,5 milyon dolar ve seçeceği bir araba karşılığı satın alma teklifini de reddetmişti.Sorun değil zaten ehliyetimde yoktu diyor :)
Mart 2006 ‘da Myspace kurucularından Brad Greenspan 1,5 milyon dolardan fazlasını teklif etti.O kabul etmedi .3 ay sonra greenspan ‘in yöneticileri yeni bir teklifle geldi ,700.000 dolar ,bir araba ve 2 milyon dolar bütçeli bir internet gösterisi.
Bu teklifide kabul etmez ve eğer istersem internet gösterimi kendim yaparım ,çünkü izleyici kitlesine sahibim der.
Ashley ve Whateverlife şimdi ikinci çıkışını yapacak gibi görünüyor.
kaynak:fastcompany
26 Aralık 2007 Çarşamba
Değişim Ve Gelişimi Gerçekten Önemseyen Firmalar Neleri Başarabilir ?
Firmalarda Gelişim ve Yeniliği anlatan bir tv programında Akın Öngör ‘ün Garanti ile ilgili söyledikleri bizi çok etkiledi.
Kısaca şöyle ;
1991 yılında Akın Öngör bankada genel müdür yardımcısı ve Şahenk ailesiyle herhangi bir yakın tanışıklığı yok .Bir gün telefon gelir ve Ayhan bey kendisiyle görüşmek ister ,Akın Öngör önce bunun bir şaka olduğunu düşünür , fakat telefondaki kişiye beni işletiyormusunuz diyemez ve Ayhan Şahenk kendisini bir kahvaltıya davet eder.
Birlikte 14 civarında kahvaltı yaparlar ,ilk 3 - 4 kahvaltıda Ayhan Şahenk öncelikle Öngör ‘ün davranışlarını inceler ve kendisini bankaya genel müdür yapmak istediğini belirtir ve bankaya Koç grubundan 200 – 250 milyon dolar civarında bir fiyatla satın alma teklifi geldiğini açıklar ve bu fiyat hakkındaki görüşlerini sorar . Öngör , 1 milyar dolar ve peşin olursa uygun bir fiyat olabileceğini söyler ,neden olarak ise bu bankayı 1 milyar dolarlık bir banka haline getirebiliriz ,eğer bu fiyatı verirlerse satar ,yeni bir tane alır ve onu 1 milyar dolarlık banka yaparız der.
Genel müdürlük konusunda Şahenk kendisine neler yapabileceğini sorar ve Öngör 4 sayfalık radikal bir değişim programı hazırlar ve kendisine sunar . İş özeti bankada yapısal değişiklikleri içerir. Gerçekleştirilmesi mevcut yapı içinde hiçte kolay değildir. Şahenk ,yazının altına imza aç ve ben imzalıyım der ve bankada köklü bir değişim süreci başlar .
İlk iş olarak toplantı masasını oval hale getirtir.Bankada yapılan her işten üst yönetimdeki herkesin bilgi sahibi olması amaçlanır .O güne kadar ise birimlerin başında olan insanlar her türlü kararı tek başlarına verirken herkesin fikirlerinden yararlanma şansı sağlanır. En üst ve en alt kademeler arasındaki kademeler 11 ‘den 6 ‘ya indirilir.Şube sayısı 317 ‘den 150 civarına düşürülür.Çalışanlara diğerlerinin 4 katı eğitim verilir.
Spor salonlarında yapılan ,bankada her çalışanın katıldığı toplantılarda neler yapılmak istendiği anlatılır ve çalışanların görüşleriyle değişime katılımı istenir .İlk 1,5 – 2 yıl çalışanlar görüşlerini söylemez ,Öngör ,bu durumdan korkmamaları gerektiğini ve kendisinin bu konuda onları desteklediğini belirtir ve katılım yavaş yavaş ortaya çıkmaya başar .
Diğer taraftan dünyadaki değişim rüzgarları izlenir.Rusya dağılmıştır.İleriki yıllarda enflasyonun düşeceği ve bu şartlarda bankanın neler yapması gerektiği araştırılır.
Örneğin Brezilya ‘da Enflasyonun düştüğü ortamda tüm bankaların karları aşağıya giderken bir bankanın ki hızla yükselmiştir veya Arjantinde bankaların karları azalmıştır.Karını arttıran banka nasıl yapmıştır.? Azaltan bankaların ki neden azalmıştır ? İsrailde neler olmuştur ?
Bu konuların kapsamlı araştırılmasıyla banka , enflasyonun düşmesi halinde ne yapacağını bilir hale gelmiştir.
Öngör ; tv konuşmasının bir yerinde şöyle der ;
Bizler gelişime ayak uyduranların neler yapabildiğini ,uyduramayanların ne hale gelebileceklerini görebildik.
Bu başarıda ön planda ben görünüyorum fakat bu bir ekip işi .
Bu hikaye bizi düşünmeye sevketti
Sonuç bize göre ülke tarihindeki ilk ve en büyük yerel kurumsal başarı .Ayhan Şahenk 'in yeniliğe açık olmasıyla İbrahim Betil döneminde başlayan , Akın Öngör ve Ferit Şahenk 'in altyapısının desteğinde yenilikçi vizyonlarıyla Ergun Özen döneminde devam eden sıradışı bir sürdürülebilir başarı hikayesi.
Yıl 1991 ,
- Akın Öngör ,Ayhan beyi değişime nasıl ikna etti ?
- Ayhan bey o dönem için bu zor kararı nasıl verdi .Alınan karar şu açıdanda zor. Doğuş grubu o zamana görede başarılı bir dönemindeydi. Patronlar genelde işler iyi giderken değil tersi durumda değişim kararı verirler.
- Ayhan bey ,grubun başarılı bir döneminde Akın Öngör 'e değişim konusunda neden ve nasıl gerçekten destek oldu ?
- Kararlarda ikna etme süreci nasıl gerçekleşti ?
- Öngör ve arkadaşları organizasyon içindeki yeniliğe karşı direnci nasıl kırdı ve motive etti .
- Akın Öngör ve arkadaşlarının eğitim ,bilgisel ,vizyonel altyapısı cesaretleri ile birleştiğinde ne anlama geliyordu ?
- 2008 ‘e gireceğimiz bu günlerde aradan 16 yıl geçmesine rağmen koca ülkede neden çok fazla sayıda başarılı örnek çıkamadı ?
- Birileri en azından bırakın dünyayı takip etmeyi neden bu grubun yaptıklarını analiz edemedi ve kendi modelini geliştiremedi ?
Doğuş grubunun yaptıkları o dönemki ülke şartlarında gerçekten çok zor ,diğer taraftan değişime ve yeniliğe olan inanç ,vizyon ,dünyadaki gelişimi görüp anlayabilmek zorluğu kolaylaştıran unsurlar .Çünkü dünyanın gittiği yön ve başarılı firmaların bu başarıyı nasıl yakaladıkları çok açık.
Bu örnekte bizi asıl düşündüren ise gelecek ile ilgili .
Görünen 2008 yılında bile iş dünyasındaki bir çok firmanın 1991 yılındaki Doğuş Grubunun bakış açısını yakalayamaması .
Firmaların gelişime yeterince adapte olması veya olamaması , onları dünyanın daha hızlı değiştiği bir ortamda 10 yıl sonra hangi noktalara götürecek ?
Umarız iş dünyasına sihirli bir değnek değer ve çok sayıda firmamız dünya liginin üst sıralarında yerini alır.
kaynak:tgrt.işdünyası
Kısaca şöyle ;
1991 yılında Akın Öngör bankada genel müdür yardımcısı ve Şahenk ailesiyle herhangi bir yakın tanışıklığı yok .Bir gün telefon gelir ve Ayhan bey kendisiyle görüşmek ister ,Akın Öngör önce bunun bir şaka olduğunu düşünür , fakat telefondaki kişiye beni işletiyormusunuz diyemez ve Ayhan Şahenk kendisini bir kahvaltıya davet eder.
Birlikte 14 civarında kahvaltı yaparlar ,ilk 3 - 4 kahvaltıda Ayhan Şahenk öncelikle Öngör ‘ün davranışlarını inceler ve kendisini bankaya genel müdür yapmak istediğini belirtir ve bankaya Koç grubundan 200 – 250 milyon dolar civarında bir fiyatla satın alma teklifi geldiğini açıklar ve bu fiyat hakkındaki görüşlerini sorar . Öngör , 1 milyar dolar ve peşin olursa uygun bir fiyat olabileceğini söyler ,neden olarak ise bu bankayı 1 milyar dolarlık bir banka haline getirebiliriz ,eğer bu fiyatı verirlerse satar ,yeni bir tane alır ve onu 1 milyar dolarlık banka yaparız der.
Genel müdürlük konusunda Şahenk kendisine neler yapabileceğini sorar ve Öngör 4 sayfalık radikal bir değişim programı hazırlar ve kendisine sunar . İş özeti bankada yapısal değişiklikleri içerir. Gerçekleştirilmesi mevcut yapı içinde hiçte kolay değildir. Şahenk ,yazının altına imza aç ve ben imzalıyım der ve bankada köklü bir değişim süreci başlar .
İlk iş olarak toplantı masasını oval hale getirtir.Bankada yapılan her işten üst yönetimdeki herkesin bilgi sahibi olması amaçlanır .O güne kadar ise birimlerin başında olan insanlar her türlü kararı tek başlarına verirken herkesin fikirlerinden yararlanma şansı sağlanır. En üst ve en alt kademeler arasındaki kademeler 11 ‘den 6 ‘ya indirilir.Şube sayısı 317 ‘den 150 civarına düşürülür.Çalışanlara diğerlerinin 4 katı eğitim verilir.
Spor salonlarında yapılan ,bankada her çalışanın katıldığı toplantılarda neler yapılmak istendiği anlatılır ve çalışanların görüşleriyle değişime katılımı istenir .İlk 1,5 – 2 yıl çalışanlar görüşlerini söylemez ,Öngör ,bu durumdan korkmamaları gerektiğini ve kendisinin bu konuda onları desteklediğini belirtir ve katılım yavaş yavaş ortaya çıkmaya başar .
Diğer taraftan dünyadaki değişim rüzgarları izlenir.Rusya dağılmıştır.İleriki yıllarda enflasyonun düşeceği ve bu şartlarda bankanın neler yapması gerektiği araştırılır.
Örneğin Brezilya ‘da Enflasyonun düştüğü ortamda tüm bankaların karları aşağıya giderken bir bankanın ki hızla yükselmiştir veya Arjantinde bankaların karları azalmıştır.Karını arttıran banka nasıl yapmıştır.? Azaltan bankaların ki neden azalmıştır ? İsrailde neler olmuştur ?
Bu konuların kapsamlı araştırılmasıyla banka , enflasyonun düşmesi halinde ne yapacağını bilir hale gelmiştir.
Öngör ; tv konuşmasının bir yerinde şöyle der ;
Bizler gelişime ayak uyduranların neler yapabildiğini ,uyduramayanların ne hale gelebileceklerini görebildik.
Bu başarıda ön planda ben görünüyorum fakat bu bir ekip işi .
Bu hikaye bizi düşünmeye sevketti
Sonuç bize göre ülke tarihindeki ilk ve en büyük yerel kurumsal başarı .Ayhan Şahenk 'in yeniliğe açık olmasıyla İbrahim Betil döneminde başlayan , Akın Öngör ve Ferit Şahenk 'in altyapısının desteğinde yenilikçi vizyonlarıyla Ergun Özen döneminde devam eden sıradışı bir sürdürülebilir başarı hikayesi.
Yıl 1991 ,
- Akın Öngör ,Ayhan beyi değişime nasıl ikna etti ?
- Ayhan bey o dönem için bu zor kararı nasıl verdi .Alınan karar şu açıdanda zor. Doğuş grubu o zamana görede başarılı bir dönemindeydi. Patronlar genelde işler iyi giderken değil tersi durumda değişim kararı verirler.
- Ayhan bey ,grubun başarılı bir döneminde Akın Öngör 'e değişim konusunda neden ve nasıl gerçekten destek oldu ?
- Kararlarda ikna etme süreci nasıl gerçekleşti ?
- Öngör ve arkadaşları organizasyon içindeki yeniliğe karşı direnci nasıl kırdı ve motive etti .
- Akın Öngör ve arkadaşlarının eğitim ,bilgisel ,vizyonel altyapısı cesaretleri ile birleştiğinde ne anlama geliyordu ?
- 2008 ‘e gireceğimiz bu günlerde aradan 16 yıl geçmesine rağmen koca ülkede neden çok fazla sayıda başarılı örnek çıkamadı ?
- Birileri en azından bırakın dünyayı takip etmeyi neden bu grubun yaptıklarını analiz edemedi ve kendi modelini geliştiremedi ?
Doğuş grubunun yaptıkları o dönemki ülke şartlarında gerçekten çok zor ,diğer taraftan değişime ve yeniliğe olan inanç ,vizyon ,dünyadaki gelişimi görüp anlayabilmek zorluğu kolaylaştıran unsurlar .Çünkü dünyanın gittiği yön ve başarılı firmaların bu başarıyı nasıl yakaladıkları çok açık.
Bu örnekte bizi asıl düşündüren ise gelecek ile ilgili .
Görünen 2008 yılında bile iş dünyasındaki bir çok firmanın 1991 yılındaki Doğuş Grubunun bakış açısını yakalayamaması .
Firmaların gelişime yeterince adapte olması veya olamaması , onları dünyanın daha hızlı değiştiği bir ortamda 10 yıl sonra hangi noktalara götürecek ?
Umarız iş dünyasına sihirli bir değnek değer ve çok sayıda firmamız dünya liginin üst sıralarında yerini alır.
kaynak:tgrt.işdünyası
Etiketler:
Başarı Hikayeleri,
Calışana Özel,
CEO 'lara Özel,
Kurumsallık
13 Aralık 2007 Perşembe
En Yenilikçi 100 KOBİ Listesine 6 Kez Girdik
PM1 Team
Patentli ,Ani Talep Edilebilir Besin Ürünlerinde Network Pazarlaması yapıyor.Bununla birlikte patentli kozmetik ve parfüm pazarlıyor.
İnternet Sitesindeki ilk cümle şu şekilde ;
Her öneriyi incelerim ,çünkü hayatımın şansı olabilir.
Henry Ford
İlkeleri :
Dürüstlük ,Verimlilik ,Kalite , Yenilik ve Eşsizlik
Özellikleri :
- Ekip Ruhu + Dürüstlük + Yenilik = Başarı
- Takım içinde güçlü pazarlama desteği
- Firma ortaklarının direkt desteği
- Sponsorlara yüksek kota
Firma kendisini ürün geliştirme uzmalığı ve dünya çapında en yenilikçi ürün hattıyla farklı buluyor.
Nanoteknoloji ve Nono Solve gibi en son teknolojileri kullanıyorlar. 30 ‘un üzerinde ülkede faaliyet gösteriyorlar.
Almanyada Orta ölçekli 100 Yenilikçi Firma Listesine 6 kez girmişler .
Performans ödüllendirmesinde araba programı ve tatil teşviği ile farklılık yapmışlar .
Şöyleki ;
Rüyanızdaki araba yalnızca rüyada kalmamalı ,ayrıca unutulmaz bir tatilde sizin için mümkün.
Çünkü ;
Olaganüstü kıstaslar dikkate layıktır ve en iyiler ödüle layıktır.
kaynak:pm1team
Patentli ,Ani Talep Edilebilir Besin Ürünlerinde Network Pazarlaması yapıyor.Bununla birlikte patentli kozmetik ve parfüm pazarlıyor.
İnternet Sitesindeki ilk cümle şu şekilde ;
Her öneriyi incelerim ,çünkü hayatımın şansı olabilir.
Henry Ford
İlkeleri :
Dürüstlük ,Verimlilik ,Kalite , Yenilik ve Eşsizlik
Özellikleri :
- Ekip Ruhu + Dürüstlük + Yenilik = Başarı
- Takım içinde güçlü pazarlama desteği
- Firma ortaklarının direkt desteği
- Sponsorlara yüksek kota
Firma kendisini ürün geliştirme uzmalığı ve dünya çapında en yenilikçi ürün hattıyla farklı buluyor.
Nanoteknoloji ve Nono Solve gibi en son teknolojileri kullanıyorlar. 30 ‘un üzerinde ülkede faaliyet gösteriyorlar.
Almanyada Orta ölçekli 100 Yenilikçi Firma Listesine 6 kez girmişler .
Performans ödüllendirmesinde araba programı ve tatil teşviği ile farklılık yapmışlar .
Şöyleki ;
Rüyanızdaki araba yalnızca rüyada kalmamalı ,ayrıca unutulmaz bir tatilde sizin için mümkün.
Çünkü ;
Olaganüstü kıstaslar dikkate layıktır ve en iyiler ödüle layıktır.
kaynak:pm1team
11 Aralık 2007 Salı
21.Yüzyılın Özgür Ve Başarılı Şirketi '' Park Yeri ''
Parkyeri, Türkiye'nin en hızlı büyüyen Teknoloji şirketi ;
Deloitte Teknoloji Fast50 Türkiye 2007 sıralamasında, son 5 yılda %3422 büyüme oranıyla Türkiye'nin en hızlı büyüyen teknoloji şirketi oldu
İnternet sitelerinde şöyle diyorlar ;
Bu başarıyı yakalamamıza katkıda bulunan Parkyerinin çalışanlarına, müşterilerimize ve iş ortaklarımıza teşekkür ederiz.
Parkyeri ,dünya standartlarında kurumsal çözümler sunan, Internet ve mobil teknoloji çözümlerinde sektörün öncüleri arasında yer alan bir yazılım şirketidir.
Hizmet verdiği alanlarda en iyi olup aynı zamanda "Çalışanının en mutlu olduğu iş ortamını" sağlamayı hedeflemektedir .
Parkyeri'nde çalışma saatlerini, çalışanlar belirler.
Parkyeri çalışanları çalışma saatlerini kendileri belirleme özgürlüğüne sahiptir. Çalışma saatlerini belirleme ve bunlara uyma, çalışanın sorumluluğundadır. Haftada 45saat olmak üzere, günde 11 saati aşmayacak ve çalışma verimini bozmayacak şekilde, Şişli, Bostancı, Maslak, Çeşme ofislerinden dilediğimiz ofiste, kendi belirlediğimiz saatler arasında çalışabiliriz.
Parkyeri'nde sorumluluk alırız ve herkes istediği sorumluluğu seçmekte veya istemediğini seçmemekte özgürdür.
Sorumluluklarımız dahilinde Parkyeri'ne diğer çalışanların gözünde şirkete yeteri kadar katkı yaptığımız takdirde, kalan boş zamanı dilediğimiz gibi değerlendirmekte serbestizdir.
Parkyeri'nde, kisisel gelisim, şirket içi veya şirket dışı eğitime sağlanan kaynak oldukça önemli bir yer kaplar. Parkyeri'ne katılan bir arkadaş , bölüm sorumlusu onay verdiği ve eğitimin içeriğine yönetim ekibinden herhangi bir itiraz gelmediği sürece dilediği şirket dışı eğitime katılmakta özgürdür.
Parkyeri'nde çalışan bir kişi, kendini yeterli gördüğü ve istediği sürece ve bölümün sorumlusunun onayı ile bölüm değiştirmekte özgürdür.
Şirket temposuna ve iş akışına uyum sağlamayı kolaylaştırmayı sağlamak için her yeni çalışan arkadaşın bir rehberi olur. Rehberiniz işe başladığınız ilk günden itibaren size şirket ve işinizle ilgili bir çok konuda yardım etmekle sorumludur.
Şirket içinde gerçekleşen toplantılar şirket içi eğitimlerde olduğu gibi öntanımlı olarak katılmak isteyen herkese açıktır. Her ayın ilk perşembesi sirket toplantısı yapılır.Şirket toplantısının gündem maddelerini Parkyeri çalışanları belirler.
Bu yüzden Park Yeri ;
Deloitte Teknoloji Fast50 Türkiye 2007 sıralamasında, son 5 yılda %3422 büyüme oranıyla Türkiye'nin en hızlı büyüyen teknoloji şirketi oldu
kaynak:parkyeri.com
Deloitte Teknoloji Fast50 Türkiye 2007 sıralamasında, son 5 yılda %3422 büyüme oranıyla Türkiye'nin en hızlı büyüyen teknoloji şirketi oldu
İnternet sitelerinde şöyle diyorlar ;
Bu başarıyı yakalamamıza katkıda bulunan Parkyerinin çalışanlarına, müşterilerimize ve iş ortaklarımıza teşekkür ederiz.
Parkyeri ,dünya standartlarında kurumsal çözümler sunan, Internet ve mobil teknoloji çözümlerinde sektörün öncüleri arasında yer alan bir yazılım şirketidir.
Hizmet verdiği alanlarda en iyi olup aynı zamanda "Çalışanının en mutlu olduğu iş ortamını" sağlamayı hedeflemektedir .
Parkyeri'nde çalışma saatlerini, çalışanlar belirler.
Parkyeri çalışanları çalışma saatlerini kendileri belirleme özgürlüğüne sahiptir. Çalışma saatlerini belirleme ve bunlara uyma, çalışanın sorumluluğundadır. Haftada 45saat olmak üzere, günde 11 saati aşmayacak ve çalışma verimini bozmayacak şekilde, Şişli, Bostancı, Maslak, Çeşme ofislerinden dilediğimiz ofiste, kendi belirlediğimiz saatler arasında çalışabiliriz.
Parkyeri'nde sorumluluk alırız ve herkes istediği sorumluluğu seçmekte veya istemediğini seçmemekte özgürdür.
Sorumluluklarımız dahilinde Parkyeri'ne diğer çalışanların gözünde şirkete yeteri kadar katkı yaptığımız takdirde, kalan boş zamanı dilediğimiz gibi değerlendirmekte serbestizdir.
Parkyeri'nde, kisisel gelisim, şirket içi veya şirket dışı eğitime sağlanan kaynak oldukça önemli bir yer kaplar. Parkyeri'ne katılan bir arkadaş , bölüm sorumlusu onay verdiği ve eğitimin içeriğine yönetim ekibinden herhangi bir itiraz gelmediği sürece dilediği şirket dışı eğitime katılmakta özgürdür.
Parkyeri'nde çalışan bir kişi, kendini yeterli gördüğü ve istediği sürece ve bölümün sorumlusunun onayı ile bölüm değiştirmekte özgürdür.
Şirket temposuna ve iş akışına uyum sağlamayı kolaylaştırmayı sağlamak için her yeni çalışan arkadaşın bir rehberi olur. Rehberiniz işe başladığınız ilk günden itibaren size şirket ve işinizle ilgili bir çok konuda yardım etmekle sorumludur.
Şirket içinde gerçekleşen toplantılar şirket içi eğitimlerde olduğu gibi öntanımlı olarak katılmak isteyen herkese açıktır. Her ayın ilk perşembesi sirket toplantısı yapılır.Şirket toplantısının gündem maddelerini Parkyeri çalışanları belirler.
Bu yüzden Park Yeri ;
Deloitte Teknoloji Fast50 Türkiye 2007 sıralamasında, son 5 yılda %3422 büyüme oranıyla Türkiye'nin en hızlı büyüyen teknoloji şirketi oldu
kaynak:parkyeri.com
Etiketler:
Başarı Hikayeleri,
Kurumsallık,
Yönetim Becerileri
1 Kasım 2007 Perşembe
Farklı Düşün
Bilgisayar sektörüne baktığımızda bazılarının durumu biraz farklı görünmekte ;
% 2 Pazar payına sahip apple ,iPod ve iPhone gibi ürünlerle üretim line ‘ını geliştirerek sürdürülebilir bir büyüme yakalayabilir mi ?
Apple örneği 1992 ‘de ortaya çıktı ve bugüne kadar 5 kez yeniden yazıldı.
Firma meydan okuyan duruşuyla diğerlerinden her zaman biraz farklı göründü.
Kurucularından Steve Jobs 1997 ‘de firmaya döndü ve hızlı hareket ederek birtakım değişiklikler yaptı.iMac ‘ı piyasaya sürdü. Bu sevimli ve renkli pc kampanya sloganıyla uyuşuyordu . ‘’ Farklı düşün ‘’
3 yılda 300 milyon adet toplam satışa karşılık 6 milyon adet sattı.
Mr. Yoffie apple ‘ın Pazar payı her zaman müşterilerin tahmininden düşüktür der.
2001 ‘de piyasaya sürdüğü iPod 2004 ‘te 1,3 milyar dolar ,2005 ‘te ise 4,5 milyar dolarlık satış yaptı.
Mr.Yoffie ,’’ Stratejik başarı veya başarısızlığınızı hangi konu üzerine odaklandığınız belirler ‘’ der.
Diğer taraftan bu değişim ,firmayı ileri teknoloji konusunda en iyi hikayelerden birisi yapmıştır.
kaynak : h b s ,global yenilikler kütüphanesi
% 2 Pazar payına sahip apple ,iPod ve iPhone gibi ürünlerle üretim line ‘ını geliştirerek sürdürülebilir bir büyüme yakalayabilir mi ?
Apple örneği 1992 ‘de ortaya çıktı ve bugüne kadar 5 kez yeniden yazıldı.
Firma meydan okuyan duruşuyla diğerlerinden her zaman biraz farklı göründü.
Kurucularından Steve Jobs 1997 ‘de firmaya döndü ve hızlı hareket ederek birtakım değişiklikler yaptı.iMac ‘ı piyasaya sürdü. Bu sevimli ve renkli pc kampanya sloganıyla uyuşuyordu . ‘’ Farklı düşün ‘’
3 yılda 300 milyon adet toplam satışa karşılık 6 milyon adet sattı.
Mr. Yoffie apple ‘ın Pazar payı her zaman müşterilerin tahmininden düşüktür der.
2001 ‘de piyasaya sürdüğü iPod 2004 ‘te 1,3 milyar dolar ,2005 ‘te ise 4,5 milyar dolarlık satış yaptı.
Mr.Yoffie ,’’ Stratejik başarı veya başarısızlığınızı hangi konu üzerine odaklandığınız belirler ‘’ der.
Diğer taraftan bu değişim ,firmayı ileri teknoloji konusunda en iyi hikayelerden birisi yapmıştır.
kaynak : h b s ,global yenilikler kütüphanesi
8 Eylül 2007 Cumartesi
Microsoft Nasıl Doğdu ?
Bill Gates 1955 'te doğdu .İlkokuldayken hemen hemen her derste yaşıtlarının üzerinde başarı gösteriyordu. Matematik ve Fen 'de özellikle ,
Ailesi zekasının farkına vardı ve Lake side 'da akademik bir ortamın bulunduğu bir özel okula kaydettirdi. Bu karar geleceğini etkiledi ,ilk kez bilgisayarla tanıştı.
1968 baharında Lakeside okulu öğrencilerini bilgisayar dünyasıyla tanıştırmaya karar verdi.Bill Gates ,Paul Allen ve diğer bazı öğrenciler çok kısa sürede komputerden ayrılamaz hale geldiler. Gün boyu ve geceleri bilgisayar odasında kalıyorlar ,program yazıyorlar ,literatürünü okuyorlar ,onunla ilgili herşeyi araştırıyorlardı .
68 sonlarında Computer Center Corp. Seattle 'da bir iş kurdu .Lakeside okulu öğrencilerine komputer saati verilmesi konusunda firma ile anlastı. Gates ve arkadaşları hemen bilgisayarın içeriğini araştırmaya başladılar.
O dönemde genç hackerlar bilgisayarlarda problem yaratmaya başlamıştı. Firma Gates ve arkadaşlarının bu makineye bağımlılığından etkilenmişti.Program hatalarını bulmak ve zayıf taraflarını ortaya çıkarmak üzere onlarla ücret karşılığı çalışmaya başladılar.Hernekadar program hatalarını bulmak üzere çalışmaya başladılarsada komputerle ilgili herşeyi araştırıyorlardı. Gates ve Allen 'in burada yeteneklerini geliştirmesi daha sonra Microsoft 'un şekillenmesinde temel teşkil edecekti .
CCC 1969 sonlarında finansal sorunlar yaşadı ve 1970 'te kapandı.
Lakeside Program Grubu kendilerine yeni bir yol çizmeliydi.Allen 'in babasının çalıştığı Washington Üniversitesinde bir kaç komputer buldular ve çalışmalarına devam ettiler .
Ertesi yıl Information Sciences Inc .'te bordro yazılım programı için çalışmaya başladılar .
Lakeside bitene kadar çeşitli firmalar için çalışmalar yaptılar , kendi firmalarını kurma fikri yavaş yavaş şekillenmeye başlamıştı .
73 yılı sonbaharında Gates Harvard 'a gitmek için evden ayrıldı. Ne okuyacağına karar vermemişti.Harvard 'ın zorlu matematik kursu dışında standart dersler aldı .
Sürekli bir gün firma kurmayı konuşuyorlardı .O yaz her ikiside Honeywell^'de çalışmaya başlamıştı .Allen software şirketi kurmaları yönünde Bill 'i zorlamaya başlamıştı , Bill okuldan ayrılma konusunda hala emin değildi.
1974 yılı sonlarında Altair 8080 ile ilgili dünyanın ilk mikrokomputer 'inin reklamını gördüler ,bunun kendileri için büyük bir fırsat olduğunu anladılar .Biliyorlardı ki ev komputer pazarı patlamaya yakın ve birileri bu makineler için yazılıma ihtiyaç duyacak .
Bir kaç gün içinde Gates Altair 'in üreticisi MITS 'i aradı ve Allen 'la birlikte geliştirdikleri BASIC 'in Altair 'de kullanılabileceğini söyledi.
Bu arada henüz program yazılmamıştı .Hızla yazmaya koyuldular ve 8 hafta sonra hazır olduğunu hissettiler .
Program çalıştı ,MITS BASIC 'in haklarını satın almak için Gates ve Allen 'e teklif yaptı .
Bill software pazarının doğduğuna artık ikna olmuştu ,Harvard 'ı bıraktı ve Microsoft şekillendi .
Artık '' Kurumsallık '' başlığında yer alan '' Bill Gates 'e Hesap Sormak '' başlıklı yazıda Gates 'in bir toplantıda Hindistan 'dan yeni gelmiş 23 yaşındaki bir çalışanın yapılan bazı şeyleri beğenmediğini belirtmesi karşısında kızarıp bozarmasının ,bir şeyler açıklamaya çalışmasının başarısında ne anlam ifade ettiğini daha iyi anlıyoruz.
kaynak : about.com
Ailesi zekasının farkına vardı ve Lake side 'da akademik bir ortamın bulunduğu bir özel okula kaydettirdi. Bu karar geleceğini etkiledi ,ilk kez bilgisayarla tanıştı.
1968 baharında Lakeside okulu öğrencilerini bilgisayar dünyasıyla tanıştırmaya karar verdi.Bill Gates ,Paul Allen ve diğer bazı öğrenciler çok kısa sürede komputerden ayrılamaz hale geldiler. Gün boyu ve geceleri bilgisayar odasında kalıyorlar ,program yazıyorlar ,literatürünü okuyorlar ,onunla ilgili herşeyi araştırıyorlardı .
68 sonlarında Computer Center Corp. Seattle 'da bir iş kurdu .Lakeside okulu öğrencilerine komputer saati verilmesi konusunda firma ile anlastı. Gates ve arkadaşları hemen bilgisayarın içeriğini araştırmaya başladılar.
O dönemde genç hackerlar bilgisayarlarda problem yaratmaya başlamıştı. Firma Gates ve arkadaşlarının bu makineye bağımlılığından etkilenmişti.Program hatalarını bulmak ve zayıf taraflarını ortaya çıkarmak üzere onlarla ücret karşılığı çalışmaya başladılar.Hernekadar program hatalarını bulmak üzere çalışmaya başladılarsada komputerle ilgili herşeyi araştırıyorlardı. Gates ve Allen 'in burada yeteneklerini geliştirmesi daha sonra Microsoft 'un şekillenmesinde temel teşkil edecekti .
CCC 1969 sonlarında finansal sorunlar yaşadı ve 1970 'te kapandı.
Lakeside Program Grubu kendilerine yeni bir yol çizmeliydi.Allen 'in babasının çalıştığı Washington Üniversitesinde bir kaç komputer buldular ve çalışmalarına devam ettiler .
Ertesi yıl Information Sciences Inc .'te bordro yazılım programı için çalışmaya başladılar .
Lakeside bitene kadar çeşitli firmalar için çalışmalar yaptılar , kendi firmalarını kurma fikri yavaş yavaş şekillenmeye başlamıştı .
73 yılı sonbaharında Gates Harvard 'a gitmek için evden ayrıldı. Ne okuyacağına karar vermemişti.Harvard 'ın zorlu matematik kursu dışında standart dersler aldı .
Sürekli bir gün firma kurmayı konuşuyorlardı .O yaz her ikiside Honeywell^'de çalışmaya başlamıştı .Allen software şirketi kurmaları yönünde Bill 'i zorlamaya başlamıştı , Bill okuldan ayrılma konusunda hala emin değildi.
1974 yılı sonlarında Altair 8080 ile ilgili dünyanın ilk mikrokomputer 'inin reklamını gördüler ,bunun kendileri için büyük bir fırsat olduğunu anladılar .Biliyorlardı ki ev komputer pazarı patlamaya yakın ve birileri bu makineler için yazılıma ihtiyaç duyacak .
Bir kaç gün içinde Gates Altair 'in üreticisi MITS 'i aradı ve Allen 'la birlikte geliştirdikleri BASIC 'in Altair 'de kullanılabileceğini söyledi.
Bu arada henüz program yazılmamıştı .Hızla yazmaya koyuldular ve 8 hafta sonra hazır olduğunu hissettiler .
Program çalıştı ,MITS BASIC 'in haklarını satın almak için Gates ve Allen 'e teklif yaptı .
Bill software pazarının doğduğuna artık ikna olmuştu ,Harvard 'ı bıraktı ve Microsoft şekillendi .
Artık '' Kurumsallık '' başlığında yer alan '' Bill Gates 'e Hesap Sormak '' başlıklı yazıda Gates 'in bir toplantıda Hindistan 'dan yeni gelmiş 23 yaşındaki bir çalışanın yapılan bazı şeyleri beğenmediğini belirtmesi karşısında kızarıp bozarmasının ,bir şeyler açıklamaya çalışmasının başarısında ne anlam ifade ettiğini daha iyi anlıyoruz.
kaynak : about.com
25 Temmuz 2007 Çarşamba
Teknoloji Holding 'in Başarısı
Daha önce fikrinlekazan.blogspot.com ‘da '' bir hikaye '' başlıklı yazıda ödeme sistemleri konusunda önemli bir başarıdan bahsetmiştik .2006 yılı itibariyle A.B.D. 'de en hızlı büyüyen ilk 20 firma arasında 1. ve 6.sıradaki firmaların faaliyet konusu da ödeme sistemleriydi.
Şimdi Sabah 'ın haberine bir göz atalım ;
Ingenico, 40 milyon $'a Planet'i aldı
Teknoloji Holding grup şirketlerinden Planet AŞ'nin yüzde 100'ü, elektronik ödeme sistemlerinde faaliyet gösteren, Fransa merkezli Ingenico'ya satıldı. Satışa, Planet'e ek olarak, Teknoloji Holding grup şirketlerinden, saha ve onarım hizmeti veren Teknoser'in POS onarım bölümünün Ingenico'ya devrinin de dahil edildiği kaydedildi. Satış rakamının 40 milyon doların üzerinde olduğu öğrenildi.
Firma Genel Müdürü Sn.Alpay Sidal internet sitelerinde ne demiş ?
Pazarda kart sahipliği olan tüm bankaların iş ortağı olarak, finans sektöründe geniş bir yelpazede çalışan Planet, POS terminali satışından ziyade, önceliğini katma değerli çözüm ve hizmetlere vermiştir. Ekonomiye katkısını arttırmak için tek bir POS üzerinde birden fazla banka uygulaması çalıştırarak sahada ilk kez Ortak POS çözümünü sunan ve şu anda sahada canlı örnekleri ile 8 banka uygulamasını tek POS üzerinde çalıştıran ilk ve tek firma yine Planet'tir.
Planet kendi alanında "yenilikçilikle büyüme" liderliğine devam edecek. Ödeme sistemlerinde güvendiğiniz, her türlü yeni fikri "ilk olarak" paylaştığınız, hizmet kalitesinden kuşku duymadığınız iş ortağınız olarak, her zaman yanınızdayız.
Aslında burada başarı doğru bir iş planının uygulanması ve yeniliğe açık yaklaşımla geliyorum demiş zaten
Keşke firmalarımız çağa ayak uydursa Teknoloji Holding gibi başarılarımızın sayısı artsa
Şimdi Sabah 'ın haberine bir göz atalım ;
Ingenico, 40 milyon $'a Planet'i aldı
Teknoloji Holding grup şirketlerinden Planet AŞ'nin yüzde 100'ü, elektronik ödeme sistemlerinde faaliyet gösteren, Fransa merkezli Ingenico'ya satıldı. Satışa, Planet'e ek olarak, Teknoloji Holding grup şirketlerinden, saha ve onarım hizmeti veren Teknoser'in POS onarım bölümünün Ingenico'ya devrinin de dahil edildiği kaydedildi. Satış rakamının 40 milyon doların üzerinde olduğu öğrenildi.
Firma Genel Müdürü Sn.Alpay Sidal internet sitelerinde ne demiş ?
Pazarda kart sahipliği olan tüm bankaların iş ortağı olarak, finans sektöründe geniş bir yelpazede çalışan Planet, POS terminali satışından ziyade, önceliğini katma değerli çözüm ve hizmetlere vermiştir. Ekonomiye katkısını arttırmak için tek bir POS üzerinde birden fazla banka uygulaması çalıştırarak sahada ilk kez Ortak POS çözümünü sunan ve şu anda sahada canlı örnekleri ile 8 banka uygulamasını tek POS üzerinde çalıştıran ilk ve tek firma yine Planet'tir.
Planet kendi alanında "yenilikçilikle büyüme" liderliğine devam edecek. Ödeme sistemlerinde güvendiğiniz, her türlü yeni fikri "ilk olarak" paylaştığınız, hizmet kalitesinden kuşku duymadığınız iş ortağınız olarak, her zaman yanınızdayız.
Aslında burada başarı doğru bir iş planının uygulanması ve yeniliğe açık yaklaşımla geliyorum demiş zaten
Keşke firmalarımız çağa ayak uydursa Teknoloji Holding gibi başarılarımızın sayısı artsa
19 Haziran 2007 Salı
Zekanı Kullanırsan
İyi bir fikir varsa büyük kazanca dönüşmesi bazen küçük firmalarda bile olabiliyor .Bazense büyük görünen firmalardaki vizyonsuzluk ve beceriksizlik ise bunun tersine neden oluyor.
Biz kötü örneklere değinmeyeceğiz ,zaten fazlasıyla varlar .
Amerika ‘da yaşanmakta olan güzel bir örnek var .Yılda 25 milyar adet deterjan satılan bir pazarda ,üstelik devlerin cirit attığı bir dünyada, neden olmasın ?
Bu firma gerçekten çok küçük ,
Bir C.F.O ,bir ürün müdürü , diğer iki çalışan ise öğrenci ,
Üretim ,sipariş alımı gibi işlerini anlaşmalı oldukları firmalara yaptırıyorlar .
Şöyle diyorlar ,
Çoğu deterjan enzim içerir . enzim örneğin kan ve gıda lekesini çözer , fakat protein bulamazsa kumaşa zarar verir ,ayrıca çevre açısından da zararlıdır.
Cot ‘n wash satışlarını gıda marketlerinde ,Wal Mart ‘larda yapıyor.
Biz kötü örneklere değinmeyeceğiz ,zaten fazlasıyla varlar .
Amerika ‘da yaşanmakta olan güzel bir örnek var .Yılda 25 milyar adet deterjan satılan bir pazarda ,üstelik devlerin cirit attığı bir dünyada, neden olmasın ?
Bu firma gerçekten çok küçük ,
Bir C.F.O ,bir ürün müdürü , diğer iki çalışan ise öğrenci ,
Üretim ,sipariş alımı gibi işlerini anlaşmalı oldukları firmalara yaptırıyorlar .
Şöyle diyorlar ,
Çoğu deterjan enzim içerir . enzim örneğin kan ve gıda lekesini çözer , fakat protein bulamazsa kumaşa zarar verir ,ayrıca çevre açısından da zararlıdır.
Cot ‘n wash satışlarını gıda marketlerinde ,Wal Mart ‘larda yapıyor.
17 Haziran 2007 Pazar
Dünyanın Her Yerinde
SSCB ‘nin dağılmasıyla birlikte Rusya ‘ya giden ilk girişimciler arasındaydı , 15 yıl ve 2 kriz sonrası tarım makineleri ihracatçısı olarak hala oradaydı .Rusya yanısıra Ukrayna , Kazakistan ve Kuzey Çin ‘ede ihracat yapıyor ,2007 rakamlarıyla gelirinin yaklaşık % 40 ‘ını bu ülkelerden elde ediyor.
Howard 1992 ‘de Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla birlikte bu ülkelere yatırım yapmamnın karlı ve uzun vadeli olabileceğini düşündü .
Kendisinden dinleyelim ,
Ailem Fargo North Dakota ‘da yaşar ,3 nesilden bu yana sanayiciyiz.Büyükbabamın şirketi bobcat yükleyiciyi yarattı ,Babam ve amcam Steiger isimli firmalarıla 4 çeker traktör yaptı ve satışlarını bu sayede 2 milyon USD ‘den 100 milyon USD ‘ye çıkardı .
Babamın talimatıyla 1970 ‘lerde Macaristana gittim ,o dönem bir devlet firmasıyla tekerlek aksı üretimi için bir ortaklık kurmuştuk ,
1977 ‘de ben ve kardeşim Concorde adıyla kendi firmamızı kurduk , Orijinal fikir 3.dünya ülkelerindeki fakir çiftçilerin işlerini kolaylaştıracak bir traktör geliştirmekti.
Fakat daha sonra gerçekle yüzleştik ,Global yoksulluk bizim aşabileceğimiz bir şey değildi. Bu arada Phonamatik tohumlama konusunda Pazar lideri olmuştuk ,1996 ‘da firmayı Case Corp.‘a sattık.
1991 ‘de Amity ‘nin yalnızca 10 milyon USD geliri vardı .Dış pazarlara açıldık ,1992 ‘de kendimi Kızıl Meydanda buldum ,gördümki orada Ruslar için umut ve zorluklar hakimdi ,Ruble müthiş bire hızla değer kaybediyordu ,İnsanlar sokakta ekmek ,kek satmaya çalışıyorlardı , çok dokunaklıydı .
Sibirya ‘ya geçtim ,çoğu insan orasını çok soğuk ve terkedilmiş bir yer olarak bilir ,ama çok güzel tarım arazileri vardı ,çiftçilik tarzları beni hayal kırıklığına uğratmıştı ayrıca ticaret kavramları yoktu ilk önce barter ‘la başladık .
İnandım ki yabancı bir ülkede iş yapmadan önce o ülkenin tarih ve kültürünü anlamalısınız ,Biraz araştırınca anladımki para kazanmadan önce müşterinin güvenini kazanmalısınız ,çünkü her şey söze dayalıydı .
98 krizinde kendimizi test etme şansı bulduk ,Ruble hızla düşüşe geçmişti ,bu durumda bizde müşterilerimizin ödeme vadelerini uzattık .o yıl 13 mio USD satışımızdan 600,000 USD ‘si geri dönmedi .Kriz sonrası bir çok batılı firma ülkeyi terketti. Şükür ki biz ayakta kalmıştık .
2001 yılından beri tüm müşterilerimiz özel sektörden ,bu durum iş yapmamızı kolaylaştırıyor ,müşteriler ingilizce konuşabiliyor.
Amerikan firmalarının Rusya ‘ya kolay gelmemesi şaşırtıcı değil ,iş yapmak için hızlı büyüyen bir Pazar olmayabilirdi ,artık orta sınıf hızla büyüyor ve daha pahalı ürünlere ilgi duyuyor.eğitimli ve teknolojik yetenekleri yüksek
Rusya ‘ya gitmek hayatımda verdiğim en doğru karardı .O günden beri oraya 100 milyon USD ‘den fazla mal sattım ,bu rakam toplam satışımın % 40 ‘ı ,46 kez Rusyaya gittim .Doğru satış acenteleriyle çalışmıyorsanız ve Rusçanız yoksa orada kısa sürede hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz .
Ayrıca Kuzey Dakota ‘dan 10 firmaya Rusya ‘ya açılması için destek oldum .
Beni en çok mutlu edense oradaki insanların misafirperverliği
Howard 1992 ‘de Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla birlikte bu ülkelere yatırım yapmamnın karlı ve uzun vadeli olabileceğini düşündü .
Kendisinden dinleyelim ,
Ailem Fargo North Dakota ‘da yaşar ,3 nesilden bu yana sanayiciyiz.Büyükbabamın şirketi bobcat yükleyiciyi yarattı ,Babam ve amcam Steiger isimli firmalarıla 4 çeker traktör yaptı ve satışlarını bu sayede 2 milyon USD ‘den 100 milyon USD ‘ye çıkardı .
Babamın talimatıyla 1970 ‘lerde Macaristana gittim ,o dönem bir devlet firmasıyla tekerlek aksı üretimi için bir ortaklık kurmuştuk ,
1977 ‘de ben ve kardeşim Concorde adıyla kendi firmamızı kurduk , Orijinal fikir 3.dünya ülkelerindeki fakir çiftçilerin işlerini kolaylaştıracak bir traktör geliştirmekti.
Fakat daha sonra gerçekle yüzleştik ,Global yoksulluk bizim aşabileceğimiz bir şey değildi. Bu arada Phonamatik tohumlama konusunda Pazar lideri olmuştuk ,1996 ‘da firmayı Case Corp.‘a sattık.
1991 ‘de Amity ‘nin yalnızca 10 milyon USD geliri vardı .Dış pazarlara açıldık ,1992 ‘de kendimi Kızıl Meydanda buldum ,gördümki orada Ruslar için umut ve zorluklar hakimdi ,Ruble müthiş bire hızla değer kaybediyordu ,İnsanlar sokakta ekmek ,kek satmaya çalışıyorlardı , çok dokunaklıydı .
Sibirya ‘ya geçtim ,çoğu insan orasını çok soğuk ve terkedilmiş bir yer olarak bilir ,ama çok güzel tarım arazileri vardı ,çiftçilik tarzları beni hayal kırıklığına uğratmıştı ayrıca ticaret kavramları yoktu ilk önce barter ‘la başladık .
İnandım ki yabancı bir ülkede iş yapmadan önce o ülkenin tarih ve kültürünü anlamalısınız ,Biraz araştırınca anladımki para kazanmadan önce müşterinin güvenini kazanmalısınız ,çünkü her şey söze dayalıydı .
98 krizinde kendimizi test etme şansı bulduk ,Ruble hızla düşüşe geçmişti ,bu durumda bizde müşterilerimizin ödeme vadelerini uzattık .o yıl 13 mio USD satışımızdan 600,000 USD ‘si geri dönmedi .Kriz sonrası bir çok batılı firma ülkeyi terketti. Şükür ki biz ayakta kalmıştık .
2001 yılından beri tüm müşterilerimiz özel sektörden ,bu durum iş yapmamızı kolaylaştırıyor ,müşteriler ingilizce konuşabiliyor.
Amerikan firmalarının Rusya ‘ya kolay gelmemesi şaşırtıcı değil ,iş yapmak için hızlı büyüyen bir Pazar olmayabilirdi ,artık orta sınıf hızla büyüyor ve daha pahalı ürünlere ilgi duyuyor.eğitimli ve teknolojik yetenekleri yüksek
Rusya ‘ya gitmek hayatımda verdiğim en doğru karardı .O günden beri oraya 100 milyon USD ‘den fazla mal sattım ,bu rakam toplam satışımın % 40 ‘ı ,46 kez Rusyaya gittim .Doğru satış acenteleriyle çalışmıyorsanız ve Rusçanız yoksa orada kısa sürede hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz .
Ayrıca Kuzey Dakota ‘dan 10 firmaya Rusya ‘ya açılması için destek oldum .
Beni en çok mutlu edense oradaki insanların misafirperverliği
10 Haziran 2007 Pazar
e-ayakkabı 'da Bir Başarı
Kuruluş Tarihi : 1999
2006 yılı itibariyle son 3 yıllık büyüme : % 948
Çalışan Sayısı : 800
1998 ‘de 24 yaşındayken internet reklamları konusunda faaliyet gösteren şirketini 265 milyon USD ‘ye sattı.
Shay ,1 yıl sonra genç bir girişimciyle tanıştı .Nick ‘in o güne kadar hiç kimsenin düşünmediği bir fikri vardı .İnternetten ayakkabı satışı .
Shay etkilendi ve bu işe 500.000 USD yatırım yaptı.
Firma ismini Zappos koydular.2005 ‘te Nick hisselerini Shay ‘a devrederek ayrıldı .
Shay ‘dan dinleyelim
Nick mesaj kutuma bir mesaj bırakmış ve online ayakkabı satışı konusunda bir başlangıç yapmak istiyordu. O güne kadar internetten ayakkabı satışı görülmemişti.Nick ‘inse bu konuda bir geçmişi yoktu ,Kötü bir internet fikri olduğunu düşündüm.
Yalnız Nick perakende ayakkabı pazarının hacminin 40 milyar dolar olduğunun farkındaydı . Asıl ilginç olan satışların % 5 ‘inin katalogdan posta siparişiyle yapılmasıydı. Bu yönü ilgimi çekmişti.
Önceleri yalnızca tavsiyelerde bulundum .Fakat sonra bu işin doğru bir iş olabileceğini farkettim .
Bir cumartesi günü boyunca düşündük ,zappos markası neyi simgeliyordu ?
Önce ayakkabı satışında hizmet veren bir şirket olarak kendimizi tasarladık ,sonra müşteri davranışlarınıda kontrol edebilmemiz gerektiğini düşündük ,bu yüzden mağazamızı büyütttük .
Müşteri davranışlarını anlayabilmek için bayağı bir para harcadık .7 gün 24 saat toptancılarla mağaza arasında mekik dokuduk ,bu çaba ucuz ve verimli değildi ama bize müşterinin istediği ayakkabıyı hızlı anlama yönünde büyük katkılar sağladı .
Yılın 365 günü posta ücreti ödemeden geri alma politikasını oluşturduk.
Çağrı merkezi telefon görüşmelerinin verimini arttırmak için eğer bir müşteri özel bir ayakkabı istiyor ve stoğumuzda yoksa rakiplerimizin internet sitelerine yönlendirdik.
Las Vegas ‘a taşınma kararı aldık ,bulunduğumuz yerde iyi müşteri temsilcileri bulabilmek için çok zaman harcıyorduk.Orada çok sayıda çağrı merkezi vardı ve insanlar bu konuda kariyer yapmak istiyordu.
İnsanlarla mülakat yaptık bizim hizmetimiz konusunda hırslı olanları işe aldık .
Çünkü bu konuda hırslı olmayanların bize bir katkısı olamaz.
Firmanın yıllar itibariyle ciroları :
1999: (Neredeyse hiç )
2000: $ 1.6 mm
2001: $ 8.6 mm
2002: $ 32 mm
2003: $ 70 mm
2004: $184 mm
2005: $370 mm
2006: $597 mm
2007: $800 mm (hedeflenen)
2006 yılı itibariyle son 3 yıllık büyüme : % 948
Çalışan Sayısı : 800
1998 ‘de 24 yaşındayken internet reklamları konusunda faaliyet gösteren şirketini 265 milyon USD ‘ye sattı.
Shay ,1 yıl sonra genç bir girişimciyle tanıştı .Nick ‘in o güne kadar hiç kimsenin düşünmediği bir fikri vardı .İnternetten ayakkabı satışı .
Shay etkilendi ve bu işe 500.000 USD yatırım yaptı.
Firma ismini Zappos koydular.2005 ‘te Nick hisselerini Shay ‘a devrederek ayrıldı .
Shay ‘dan dinleyelim
Nick mesaj kutuma bir mesaj bırakmış ve online ayakkabı satışı konusunda bir başlangıç yapmak istiyordu. O güne kadar internetten ayakkabı satışı görülmemişti.Nick ‘inse bu konuda bir geçmişi yoktu ,Kötü bir internet fikri olduğunu düşündüm.
Yalnız Nick perakende ayakkabı pazarının hacminin 40 milyar dolar olduğunun farkındaydı . Asıl ilginç olan satışların % 5 ‘inin katalogdan posta siparişiyle yapılmasıydı. Bu yönü ilgimi çekmişti.
Önceleri yalnızca tavsiyelerde bulundum .Fakat sonra bu işin doğru bir iş olabileceğini farkettim .
Bir cumartesi günü boyunca düşündük ,zappos markası neyi simgeliyordu ?
Önce ayakkabı satışında hizmet veren bir şirket olarak kendimizi tasarladık ,sonra müşteri davranışlarınıda kontrol edebilmemiz gerektiğini düşündük ,bu yüzden mağazamızı büyütttük .
Müşteri davranışlarını anlayabilmek için bayağı bir para harcadık .7 gün 24 saat toptancılarla mağaza arasında mekik dokuduk ,bu çaba ucuz ve verimli değildi ama bize müşterinin istediği ayakkabıyı hızlı anlama yönünde büyük katkılar sağladı .
Yılın 365 günü posta ücreti ödemeden geri alma politikasını oluşturduk.
Çağrı merkezi telefon görüşmelerinin verimini arttırmak için eğer bir müşteri özel bir ayakkabı istiyor ve stoğumuzda yoksa rakiplerimizin internet sitelerine yönlendirdik.
Las Vegas ‘a taşınma kararı aldık ,bulunduğumuz yerde iyi müşteri temsilcileri bulabilmek için çok zaman harcıyorduk.Orada çok sayıda çağrı merkezi vardı ve insanlar bu konuda kariyer yapmak istiyordu.
İnsanlarla mülakat yaptık bizim hizmetimiz konusunda hırslı olanları işe aldık .
Çünkü bu konuda hırslı olmayanların bize bir katkısı olamaz.
Firmanın yıllar itibariyle ciroları :
1999: (Neredeyse hiç )
2000: $ 1.6 mm
2001: $ 8.6 mm
2002: $ 32 mm
2003: $ 70 mm
2004: $184 mm
2005: $370 mm
2006: $597 mm
2007: $800 mm (hedeflenen)
30 Mayıs 2007 Çarşamba
Başarı Şans İşi Gibi Görünmüyor
Planların üzerinde büyüyen Kipa'da hedef 2 milyar dolar
3 yıl önce Kipa'yı alarak Türkiye pazarına giren Tesco, bu yıl 1 milyar dolarlık ciro hedefliyor. Tesco Kipa'nın CEO'su Simon King, en başta Türkiye'ye know-how getirmeyi düşündüklerini ancak burada öğrendikleriyle dışarıya transfer ettiklerini söyledi.
DOĞRU HEDEF BELİRLEME
Tesco Kipa'nın CEO'su Simon King, Türkiye iştirakinin Tesco'nun en başarılı uluslararası yatırımlarından biri olduğunu , 2008 hedeflerinin 2 milyar dolar ciro olduğunu söyledi. King, mali yıl sonunda önceki yıla oranla yüzde 55 büyüdüklerini, bunun yüzde 40'ının yeni mağazalardan, yüzde 15 'inin ise mevcut mağazalarla sağlandığını açıkladı
ARAŞTIRMAYA DAYALI OLUŞTURULMUŞ BİR STRATEJİ
King, "Biz şu an 3-5 yıl sonrası için yatırım yapıyoruz. Amacımız ülke çapında bir numara olmaktan önce, mağazamız olan kentte bir numara olmak" diye konuştu.
Mağaza açmada limitimiz yok." İstanbul'a ne zaman mağaza açacakları yönündeki soru üzerine King, önümüzdeki 5 yıl içinde bunun mümkün olabileceğini ifade etti.
Türkiye pazarında planlarının üzerinde büyüdüklerinin altını çizen King, "İlk başta Tesco'nun diğer ülkelerinden Türkiye'ye know-how getirmeyi düşünüyorduk. Ama Türkiye'de öğrendiklerimizi Tesco'nun yurtdışındaki diğer mağazalarına transfer eder konuma geldik" diye konuştu
YENİLİK İÇİN EKİP ÇALIŞMASI
Türkiye'deki dağıtım merkezi Californiya'ya örnek oldu
“Tesco, İzmir Torbalı'daki dağıtım merkezi modelini California'daki diğer rakiplerine karşı aynen ABD'de kullanacak. Türkiye'deki iyi uygulamalar diğer ülkelere örnek olmaktadır” diye konuştu. Tesco Kipa Finans ve Bilgi İşlem Direktörü Ruşen Kopmaz ise Tesco'ya ait standart dağıtım merkezi modelini Türkiye'nin talebi üzerine burada geliştirdiklerini, stokların alınmasından müşterinin ürünü almasına kadarki süreci kapsayan modelin eylül ayında ilk defa Amerika pazarına girecek Tesco'nun orada bu modeli uygulayacağını ifade etti. 40'dan fazla ülkeden 150-200 uzmanla beraber Türkiye'de geliştirilen modelin gelecekte Tesco'nun dünyadaki bütün ülkelerinde bulunan mağazalarında kullanılacağına dikkat çeken Kopmaz, modelin Polonya, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Macaristan ve İngiltere'de uygulanacağını söyledi.
VE BAŞARI
28 Şubat 2007'de sona eren bir yıllık mali dönemde, bir önceki yıla göre satışlarını yüzde 52,5, toplam satış alanını yüzde 88, personel sayısını yüzde 60, hipermarket sayısını ise ikiye katlayan Tesco Kipa, Türkiye ile ilgili hedeflerini büyüttü
Her model için yüksek bütçe gerekmiyor. Yeterki hangi çağda olduğumuzun farkında olalım
Kaynak : www.referansgazetesi.com/haber.aspx?HBR_KOD=69350&ForArsiv=1
3 yıl önce Kipa'yı alarak Türkiye pazarına giren Tesco, bu yıl 1 milyar dolarlık ciro hedefliyor. Tesco Kipa'nın CEO'su Simon King, en başta Türkiye'ye know-how getirmeyi düşündüklerini ancak burada öğrendikleriyle dışarıya transfer ettiklerini söyledi.
DOĞRU HEDEF BELİRLEME
Tesco Kipa'nın CEO'su Simon King, Türkiye iştirakinin Tesco'nun en başarılı uluslararası yatırımlarından biri olduğunu , 2008 hedeflerinin 2 milyar dolar ciro olduğunu söyledi. King, mali yıl sonunda önceki yıla oranla yüzde 55 büyüdüklerini, bunun yüzde 40'ının yeni mağazalardan, yüzde 15 'inin ise mevcut mağazalarla sağlandığını açıkladı
ARAŞTIRMAYA DAYALI OLUŞTURULMUŞ BİR STRATEJİ
King, "Biz şu an 3-5 yıl sonrası için yatırım yapıyoruz. Amacımız ülke çapında bir numara olmaktan önce, mağazamız olan kentte bir numara olmak" diye konuştu.
Mağaza açmada limitimiz yok." İstanbul'a ne zaman mağaza açacakları yönündeki soru üzerine King, önümüzdeki 5 yıl içinde bunun mümkün olabileceğini ifade etti.
Türkiye pazarında planlarının üzerinde büyüdüklerinin altını çizen King, "İlk başta Tesco'nun diğer ülkelerinden Türkiye'ye know-how getirmeyi düşünüyorduk. Ama Türkiye'de öğrendiklerimizi Tesco'nun yurtdışındaki diğer mağazalarına transfer eder konuma geldik" diye konuştu
YENİLİK İÇİN EKİP ÇALIŞMASI
Türkiye'deki dağıtım merkezi Californiya'ya örnek oldu
“Tesco, İzmir Torbalı'daki dağıtım merkezi modelini California'daki diğer rakiplerine karşı aynen ABD'de kullanacak. Türkiye'deki iyi uygulamalar diğer ülkelere örnek olmaktadır” diye konuştu. Tesco Kipa Finans ve Bilgi İşlem Direktörü Ruşen Kopmaz ise Tesco'ya ait standart dağıtım merkezi modelini Türkiye'nin talebi üzerine burada geliştirdiklerini, stokların alınmasından müşterinin ürünü almasına kadarki süreci kapsayan modelin eylül ayında ilk defa Amerika pazarına girecek Tesco'nun orada bu modeli uygulayacağını ifade etti. 40'dan fazla ülkeden 150-200 uzmanla beraber Türkiye'de geliştirilen modelin gelecekte Tesco'nun dünyadaki bütün ülkelerinde bulunan mağazalarında kullanılacağına dikkat çeken Kopmaz, modelin Polonya, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Macaristan ve İngiltere'de uygulanacağını söyledi.
VE BAŞARI
28 Şubat 2007'de sona eren bir yıllık mali dönemde, bir önceki yıla göre satışlarını yüzde 52,5, toplam satış alanını yüzde 88, personel sayısını yüzde 60, hipermarket sayısını ise ikiye katlayan Tesco Kipa, Türkiye ile ilgili hedeflerini büyüttü
Her model için yüksek bütçe gerekmiyor. Yeterki hangi çağda olduğumuzun farkında olalım
Kaynak : www.referansgazetesi.com/haber.aspx?HBR_KOD=69350&ForArsiv=1
26 Mayıs 2007 Cumartesi
Bir Hikaye
Kuruluş Tarihi : 2001
Sektör : Finansal Ürünler
Son 3 Yıllık Büyüme : % 5,629
2005 Yılı Karı : 34,8 milyon USD
Çalışan Sayısı : 38
Firma başarısını Tim 'den ( 66 ) dinleyelim ,
Mühendislik ailemizin genlerinde var .Büyükbabam Lincoln ‘ un baş mühendisiydi ,
Mühendislik eğitimi sonrası tüm girişimcilik eğitimimi Harvard Business School ‘da aldım.
Hedefim teknik alanda girişimcilikti , Hayatım boyunca müşterilerimin giderlerini nasıl azaltabilirim diye düşündüm .
İlk olarak Soğuk Savaş Bilgi Teknolojileri konusunda bir firmada çalışmaya başladım .Bu şirketteyken apandisit ameliyatı oldum ,bir süre işe gidemedim ,o arada benim projem laboratuardan çalındı .1965 ‘te ayrıldım .
Bu benim kendime ait olmayan bir firmada ilk ve son çalışmamdı .
Bir politikacı arkadaşım spesifik seçmenlere çok sayıda mektup gönderebilecek bir fikir istedi ,Amaçlanan mektupları hazırlamak için bilgisayar kullanabileceğimi düşündüm .4 arkadaş bir şirket kurduk.
İlk önce pazarı nüfus istatistikleri ve satınalma potansiyeli konularında segmentlere ayırdık . Ayrıca mektupların yerine ulaşması konusunda önemli sorunlar olduğunu gördük.Gönderilerin % 70 ‘i adrese ulaşıyordu , nedeni adresleri yazanlar düşük maaşlı ve yetersiz ingiliceye sahip çalışanlardı .Bu sorunu bilgisayarla çözebilirdik .Yaptık ve % 92 üzeri teslim oranına ulaştık. Harvard B. S. ‘den Amerikan Posta Servisinde üst düzey bir görevde çalışan bir arkadaşım bir fikir verdi. Mektupları ayrı ayrı postalamak yerine belli rotalara koli ile gönderip dağıttırabilirsek mektup maliyeti 9,6 cent ‘den 4,0 cente inecekti.Hemen uyguladık .8 ay sonra Amerikan Posta serviside böyle bir sistem uygulamaya başladı .1977 ‘de şirketi satıp bir Katalog Firması satın aldım .Bu işte her bir katalog ödeme sistemi sorunlarından dolayı cironun % 2 ‘si kadar ilave maliyete sahipti ,Bunu % 1 ‘e indirdik.
İlk Litle & Co 1986 ‘da faaliyete başladı .1,6 milyon USD kredi aldık , Faaliyet konusu katalog satışlarında ödeme sistemiydi.
Burada başlıca şunları yaptık ;
Adres ayrıştırımında Visa ile çalıştık ,Çünkü Fatura adresleriyle ,doğru kimlik adresleri aynı olmalıydı .
Diğer bir konu faturaların taksitlendirilmesi ,Visa buna karşı çıktı ,faiz satıcıdan çıkmayacaktı ,kendisi üstlenecekti .Biz bir rakibinin faiz talep etmediğini ,bu durumda cirolarının artacağını belirttik , 6 hafta sonra Visa bunu yapabileceğini bildirdi.
Bu da diğerleri gibi benim ahmakça fikirlerimden biriydi , diğer yandan ilginçti ,Sonrasında Visa ‘nında fikri olmuştu .
1995 ‘ te firmayı 80,000,000 USD ‘ye First USA ‘ ya sattım. Fakat ismimi satmadım ,onlar Payment Tech adını aldılar.
2001 ‘de bu firmam faaliyete başladı ,
Başarıya ulaşmak için 4 şeyi bilmeliyiz.
1 . İyi bir ekip , Rakiplerimiz teknik çalışmıyor .oysa yaptığımız iş çok teknik ,
2 . Biz pazarı tanıyoruz . Onlar yalnızca bankalarla konferanslara gidiyor. Biz pazarın içindeyiz ,konferansları ise internetten yapıyoruz.
3 . Biz Visa ve Mastercard düzenlemelerini biliyoruz .
4 . Riski yönetmeyi biliyoruz .
Oğlum Tom 6 yıl başarılı bir Venture Capital firmasında çalıştı , Geçen yıl İş Geliştirme Başkan Yrd . olarak bize geldi .Bir süre önce ‘’ Artık Tom ‘ un CEO olma zamanıdır ‘’ dedi bizde yaptık .
Bu yıl benim için hiçde kritik değil ,Artık seminerlerdeyim ,Visa , Mastercard ,iş ortağı bankalarla neler yapılabilir onları anlatıyorum .
İnsanlar beni çılgın bulabilir , Ama ben bu şekilde iş yapmayı seviyorum .
ASLINDA BURADA BELKİ HİÇ BİR ŞEY YOK , BELKİ DE ÇOK ŞEY VAR .
DÜŞÜN , FİKİR ÜRET , BÜYÜT ,SAT ,KAZAN VE TEKRARDAN YAP
Sektör : Finansal Ürünler
Son 3 Yıllık Büyüme : % 5,629
2005 Yılı Karı : 34,8 milyon USD
Çalışan Sayısı : 38
Firma başarısını Tim 'den ( 66 ) dinleyelim ,
Mühendislik ailemizin genlerinde var .Büyükbabam Lincoln ‘ un baş mühendisiydi ,
Mühendislik eğitimi sonrası tüm girişimcilik eğitimimi Harvard Business School ‘da aldım.
Hedefim teknik alanda girişimcilikti , Hayatım boyunca müşterilerimin giderlerini nasıl azaltabilirim diye düşündüm .
İlk olarak Soğuk Savaş Bilgi Teknolojileri konusunda bir firmada çalışmaya başladım .Bu şirketteyken apandisit ameliyatı oldum ,bir süre işe gidemedim ,o arada benim projem laboratuardan çalındı .1965 ‘te ayrıldım .
Bu benim kendime ait olmayan bir firmada ilk ve son çalışmamdı .
Bir politikacı arkadaşım spesifik seçmenlere çok sayıda mektup gönderebilecek bir fikir istedi ,Amaçlanan mektupları hazırlamak için bilgisayar kullanabileceğimi düşündüm .4 arkadaş bir şirket kurduk.
İlk önce pazarı nüfus istatistikleri ve satınalma potansiyeli konularında segmentlere ayırdık . Ayrıca mektupların yerine ulaşması konusunda önemli sorunlar olduğunu gördük.Gönderilerin % 70 ‘i adrese ulaşıyordu , nedeni adresleri yazanlar düşük maaşlı ve yetersiz ingiliceye sahip çalışanlardı .Bu sorunu bilgisayarla çözebilirdik .Yaptık ve % 92 üzeri teslim oranına ulaştık. Harvard B. S. ‘den Amerikan Posta Servisinde üst düzey bir görevde çalışan bir arkadaşım bir fikir verdi. Mektupları ayrı ayrı postalamak yerine belli rotalara koli ile gönderip dağıttırabilirsek mektup maliyeti 9,6 cent ‘den 4,0 cente inecekti.Hemen uyguladık .8 ay sonra Amerikan Posta serviside böyle bir sistem uygulamaya başladı .1977 ‘de şirketi satıp bir Katalog Firması satın aldım .Bu işte her bir katalog ödeme sistemi sorunlarından dolayı cironun % 2 ‘si kadar ilave maliyete sahipti ,Bunu % 1 ‘e indirdik.
İlk Litle & Co 1986 ‘da faaliyete başladı .1,6 milyon USD kredi aldık , Faaliyet konusu katalog satışlarında ödeme sistemiydi.
Burada başlıca şunları yaptık ;
Adres ayrıştırımında Visa ile çalıştık ,Çünkü Fatura adresleriyle ,doğru kimlik adresleri aynı olmalıydı .
Diğer bir konu faturaların taksitlendirilmesi ,Visa buna karşı çıktı ,faiz satıcıdan çıkmayacaktı ,kendisi üstlenecekti .Biz bir rakibinin faiz talep etmediğini ,bu durumda cirolarının artacağını belirttik , 6 hafta sonra Visa bunu yapabileceğini bildirdi.
Bu da diğerleri gibi benim ahmakça fikirlerimden biriydi , diğer yandan ilginçti ,Sonrasında Visa ‘nında fikri olmuştu .
1995 ‘ te firmayı 80,000,000 USD ‘ye First USA ‘ ya sattım. Fakat ismimi satmadım ,onlar Payment Tech adını aldılar.
2001 ‘de bu firmam faaliyete başladı ,
Başarıya ulaşmak için 4 şeyi bilmeliyiz.
1 . İyi bir ekip , Rakiplerimiz teknik çalışmıyor .oysa yaptığımız iş çok teknik ,
2 . Biz pazarı tanıyoruz . Onlar yalnızca bankalarla konferanslara gidiyor. Biz pazarın içindeyiz ,konferansları ise internetten yapıyoruz.
3 . Biz Visa ve Mastercard düzenlemelerini biliyoruz .
4 . Riski yönetmeyi biliyoruz .
Oğlum Tom 6 yıl başarılı bir Venture Capital firmasında çalıştı , Geçen yıl İş Geliştirme Başkan Yrd . olarak bize geldi .Bir süre önce ‘’ Artık Tom ‘ un CEO olma zamanıdır ‘’ dedi bizde yaptık .
Bu yıl benim için hiçde kritik değil ,Artık seminerlerdeyim ,Visa , Mastercard ,iş ortağı bankalarla neler yapılabilir onları anlatıyorum .
İnsanlar beni çılgın bulabilir , Ama ben bu şekilde iş yapmayı seviyorum .
ASLINDA BURADA BELKİ HİÇ BİR ŞEY YOK , BELKİ DE ÇOK ŞEY VAR .
DÜŞÜN , FİKİR ÜRET , BÜYÜT ,SAT ,KAZAN VE TEKRARDAN YAP
25 Mayıs 2007 Cuma
30 Milyon Dolarlık Bir Fikir
Orijinal Fikir bir oyunda yaratıldı ,
Caterina Fake (37) , Steward Butterfield (33) .Kanadalı çift balayı dönüşünden 2 hafta sonra çalışmaya başladılar .İkiside web dizayn danışmanıydı . 2002 yılında Flicker adıyla bir fotoğraf paylaşım sitesi kurdular .Site kısa zamanda populer hale geldi ,Dizaynı ,Teknolojisi , Algılanabilirliği ,Kullanıcılarda yarattığı memnuniyet çok üst seviyedeydi. Firmada 7 kişi çalışıyordu .
Flicker 'ı daha sonra Yahoo ‘ya 30,000,000 USD ‘ye sattılar.
Çift şöyle demiş ,
Biz bu şirkette SONSUZ OYUN olarak adlandırdığımız bir kavram yarattık .Eğer iş bir oyunsa bazı şeyleri olaganüstü yapmalıydık .Oyun yapmak ,almak ,satmak üzerine kurulmuştu .
Sitemize gelen herkesi selamladık , Bu konuda site çalışanı George Quates şöyle diyor ;
Siteye gelen herkesi 7 gün ,24 saat boyunca selamladım ,onlarla chat yaptım .Çünkü bu bir sosyal üründü ,insanlar buraya fotoğraflarıyla birlikte tüm yaşamlarını koyuyordu .Onlara sevgiyle yaklaşım gerekliydi ……
Sitemize gelenleri potansiyel reklam aracımız olarak gördük ,onlara sıcak yaklaşımımızı bir şekilde gösterdik .
İlk zamanlar müthiş sıkıntıdaydık ,bir KOBİ firmasına finansman için başvurduk ve reddedildik ,Aynı firma ertesi yıl bize 450,000 Kanada Doları kredi , ayrıca kar ‘a geçince ödenmek üzere film ve müzik ‘te verebileceğini belirtti .Bunu reddettik ,Düşündük ki biz bu parayı geçen yıl alabilseydik ,her şey bitecekti ve Flicker falan kalmayacaktı.
Daha sonra Yahoo ‘yla müthiş bir toplantı yaptık ,çok güzel bir DEMO hazırlamıştık
Sonrasında bizi 6 ay boyunca aradılar ,Vizyonlarını paylaştılar ,Sistemi nasıl yürüttüğümüz konusunda bizimle hemfikirlerdi . Bu arada bizde çok şey öğrendik ,Bunların bazılarını büyük firmalar dışında öğrenme şansımız yoktu.
Kaynak : t.d.r.f.e
Caterina Fake (37) , Steward Butterfield (33) .Kanadalı çift balayı dönüşünden 2 hafta sonra çalışmaya başladılar .İkiside web dizayn danışmanıydı . 2002 yılında Flicker adıyla bir fotoğraf paylaşım sitesi kurdular .Site kısa zamanda populer hale geldi ,Dizaynı ,Teknolojisi , Algılanabilirliği ,Kullanıcılarda yarattığı memnuniyet çok üst seviyedeydi. Firmada 7 kişi çalışıyordu .
Flicker 'ı daha sonra Yahoo ‘ya 30,000,000 USD ‘ye sattılar.
Çift şöyle demiş ,
Biz bu şirkette SONSUZ OYUN olarak adlandırdığımız bir kavram yarattık .Eğer iş bir oyunsa bazı şeyleri olaganüstü yapmalıydık .Oyun yapmak ,almak ,satmak üzerine kurulmuştu .
Sitemize gelen herkesi selamladık , Bu konuda site çalışanı George Quates şöyle diyor ;
Siteye gelen herkesi 7 gün ,24 saat boyunca selamladım ,onlarla chat yaptım .Çünkü bu bir sosyal üründü ,insanlar buraya fotoğraflarıyla birlikte tüm yaşamlarını koyuyordu .Onlara sevgiyle yaklaşım gerekliydi ……
Sitemize gelenleri potansiyel reklam aracımız olarak gördük ,onlara sıcak yaklaşımımızı bir şekilde gösterdik .
İlk zamanlar müthiş sıkıntıdaydık ,bir KOBİ firmasına finansman için başvurduk ve reddedildik ,Aynı firma ertesi yıl bize 450,000 Kanada Doları kredi , ayrıca kar ‘a geçince ödenmek üzere film ve müzik ‘te verebileceğini belirtti .Bunu reddettik ,Düşündük ki biz bu parayı geçen yıl alabilseydik ,her şey bitecekti ve Flicker falan kalmayacaktı.
Daha sonra Yahoo ‘yla müthiş bir toplantı yaptık ,çok güzel bir DEMO hazırlamıştık
Sonrasında bizi 6 ay boyunca aradılar ,Vizyonlarını paylaştılar ,Sistemi nasıl yürüttüğümüz konusunda bizimle hemfikirlerdi . Bu arada bizde çok şey öğrendik ,Bunların bazılarını büyük firmalar dışında öğrenme şansımız yoktu.
Kaynak : t.d.r.f.e
24 Mayıs 2007 Perşembe
'' Gelişen Ülkeden Bir Şampiyon ''
Parlak fikirler ,firmalarda akla gelmeyecek yerlerde ortaya çıkabilir.Fikirlerden en çok umut verenini seçmek ve hızlı bir şekilde uygulayabilmek gerekir.
CEMEX , Monterrey Meksika merkezli bir çimento üreticisi ,2002 cirosu yaklaşık 6,5 milyar USD seviyesinde ,
CEMEX ekibi düşük gelirli çimento müşterilerinin ihtiyaçlarını anlayabilmek için en fakir semtlerden Guadalajara ‘da araştırmalar yapmış ,Çıkan sonuç , buralarda yaşayan insanlar hazır beton yerine paketlenmiş çimento almaya eğilimli ,Nedeni sağlanan fiyat avantajı insanlara daha geniş m2 ev yapma şansı veriyor.
Kayda değer bir yenilik ,KENDİN YAP PROJESİ bu tip bölgeler için önemli ,
Hazır Beton sektöründeki rekabet içinde İnşaat firmaları siparişlerini son anda bile sık sık değiştirebiliyordu. CEMEX Ekibinin yaptığı çalışmada sipariş değişikliğinin alınması ile teslim zamanı arasında ortalama 3 saatlik bir süre bulunduğu bilgisine ulaşıldı . Firma beton mikserlerine Mikserin nerede bulunduğunu gösteren GPRS sistemi yerleştirdi.Böylece sevk ayarlama süresini 20 dakikaya indirdi .Rakiplerde bu sürenin ortalama 3 saat olduğu göz önüne alındığında ciddi bir rekabet avantajı sağladı.
CEMEX Ekibi bu yeniliği ,Houston A.B.D. ‘de gördükleri 911 Call Center sistemiyle birleştirince TAM ZAMANINDA TESLİM ve ACİL TALEPLERE HIZLI CEVAP VERME avantajlarına da sahip oldular.
CEMEX BU BAŞARILARA NASIL ULAŞTI ?
Firma 2000 yılında müşterilerine nasıl daha iyi hizmet verebileceği konusunda özel bir yenilik komitesi oluşturdu . 3 Y.K.Ü , 3 Direktör ve Dışarıdan bağımsız bir Danışman ,
Konuyu 3 başlık altında değerlendirdiler.
1 . Yenilik oluşturabilmek için yol gösterebilecek birkaç önemli tema bulunması ,
2 . Her yıl 3 ‘ er fikir üretecek 6 takım oluşturuldu ,
3 . Değişim projelerinin düzenlenmesi , Anlaşılabilmesi için formule edilmesi ,
CEMEX yaratıcılığı canlandırmak amacıyla çeşitli yöntemler geliştirdi. Bir yönteme Ping Pong adı verildi .Bu başlıkta takım 2 Gruba ayrıldı . 1 . Grup , fikirlerden özel fırsatlar yaratmaya çalıştı , 2 . Grup ise fikirleri geliştirdi . Her bir öneri hedeflenen bölümde kolay anlaşılabilir olması için kalıplara sokuldu , müşteriye yararları ,CEMEX ‘e finansal getirileri ,Yarattığı maliyet avantajları ve Gelir artış katkısı ayrıntılı olarak açıklandı .
CEMEX ‘de herhangi bir Ar – Ge ekibi kullanılmadı .Ekip çalışanlardan oluşturuldu .
ASLINDA DÜNYADA FİKİRLER GELİŞMİŞ VEYA GELİŞMEMİŞ OLSUN HİÇ KİMSENİN TEKELİNDE DEĞİLDİR .AYRICA BAŞKA FİKİRLERDEN YARARLANARAK FİKİR ÜRETMEK DE KOPYALAMA DEĞİLDİR.
YETER Kİ FİKİRLER BİR FORMAT DAHİLİNDE PLANLANSIN VE PARLAK GÖRÜLENLER UYGULANSIN
CEMEX BAŞARIYI YAKALADI , YA SİZ ?
Kaynak : h.b.s.
CEMEX , Monterrey Meksika merkezli bir çimento üreticisi ,2002 cirosu yaklaşık 6,5 milyar USD seviyesinde ,
CEMEX ekibi düşük gelirli çimento müşterilerinin ihtiyaçlarını anlayabilmek için en fakir semtlerden Guadalajara ‘da araştırmalar yapmış ,Çıkan sonuç , buralarda yaşayan insanlar hazır beton yerine paketlenmiş çimento almaya eğilimli ,Nedeni sağlanan fiyat avantajı insanlara daha geniş m2 ev yapma şansı veriyor.
Kayda değer bir yenilik ,KENDİN YAP PROJESİ bu tip bölgeler için önemli ,
Hazır Beton sektöründeki rekabet içinde İnşaat firmaları siparişlerini son anda bile sık sık değiştirebiliyordu. CEMEX Ekibinin yaptığı çalışmada sipariş değişikliğinin alınması ile teslim zamanı arasında ortalama 3 saatlik bir süre bulunduğu bilgisine ulaşıldı . Firma beton mikserlerine Mikserin nerede bulunduğunu gösteren GPRS sistemi yerleştirdi.Böylece sevk ayarlama süresini 20 dakikaya indirdi .Rakiplerde bu sürenin ortalama 3 saat olduğu göz önüne alındığında ciddi bir rekabet avantajı sağladı.
CEMEX Ekibi bu yeniliği ,Houston A.B.D. ‘de gördükleri 911 Call Center sistemiyle birleştirince TAM ZAMANINDA TESLİM ve ACİL TALEPLERE HIZLI CEVAP VERME avantajlarına da sahip oldular.
CEMEX BU BAŞARILARA NASIL ULAŞTI ?
Firma 2000 yılında müşterilerine nasıl daha iyi hizmet verebileceği konusunda özel bir yenilik komitesi oluşturdu . 3 Y.K.Ü , 3 Direktör ve Dışarıdan bağımsız bir Danışman ,
Konuyu 3 başlık altında değerlendirdiler.
1 . Yenilik oluşturabilmek için yol gösterebilecek birkaç önemli tema bulunması ,
2 . Her yıl 3 ‘ er fikir üretecek 6 takım oluşturuldu ,
3 . Değişim projelerinin düzenlenmesi , Anlaşılabilmesi için formule edilmesi ,
CEMEX yaratıcılığı canlandırmak amacıyla çeşitli yöntemler geliştirdi. Bir yönteme Ping Pong adı verildi .Bu başlıkta takım 2 Gruba ayrıldı . 1 . Grup , fikirlerden özel fırsatlar yaratmaya çalıştı , 2 . Grup ise fikirleri geliştirdi . Her bir öneri hedeflenen bölümde kolay anlaşılabilir olması için kalıplara sokuldu , müşteriye yararları ,CEMEX ‘e finansal getirileri ,Yarattığı maliyet avantajları ve Gelir artış katkısı ayrıntılı olarak açıklandı .
CEMEX ‘de herhangi bir Ar – Ge ekibi kullanılmadı .Ekip çalışanlardan oluşturuldu .
ASLINDA DÜNYADA FİKİRLER GELİŞMİŞ VEYA GELİŞMEMİŞ OLSUN HİÇ KİMSENİN TEKELİNDE DEĞİLDİR .AYRICA BAŞKA FİKİRLERDEN YARARLANARAK FİKİR ÜRETMEK DE KOPYALAMA DEĞİLDİR.
YETER Kİ FİKİRLER BİR FORMAT DAHİLİNDE PLANLANSIN VE PARLAK GÖRÜLENLER UYGULANSIN
CEMEX BAŞARIYI YAKALADI , YA SİZ ?
Kaynak : h.b.s.
Etiketler:
Başarı Hikayeleri,
Vizyon Ekip Çalışması ve Başarı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)